Prof. Dr. Zekeriya Beyaz
Anasayfa >> Makaleler >> Şeyhten Yardım İstemek

"İslam ileri, Müslümanlar neden geri?"

Şeyhten Yardım İstemek


Şeyhten Yardım İstemek

Tarikat ve tasavvuf kitaplarında evliyanın tasarrufu, “istimdat” ve “istina” gibi başlıklar altında bu konular sıkça anlatılır. Evliyanın kerameti de aslında onun tasarrufudur. Yani diri veya ölü bir evliyanın yapmış olduğu olağanüstü olaylara keramet denir. Tasarruf sahibi evliyalar keramet göstermişler, yani olağanüstü olaylar ve işler başararak dünyayı yönetirler diye inanırlar.

Canlı veya ölü bir şeyhin tasarruf ehli olduğuna inanmak ve dolayısıyla ondan yardım talebinde bulunmak İslam’a aykırıdır.

Müslümanlar arasında özellikle bazı tarikatlarla yaygın olan bir batıl inanç da Allah’tan başkasından yardım istemek.

Bu türlü batıl inanç insanı İslam’ın dışına çıkaracak kadar tehlikeli ve büyük bir günahtır.

Şeyhler dünyayı manen yönetirlermiş

Bazı tarikatlarda büyük şeyhlerin tasarruf sahibi olduklarına inanırlar. Tasarruf bir çeşit yönetmektir. “İndirir, kaldırır dünya işlerini idare eder” demektir.

Daha açık ifadeyle büyük şeyhlerin yani evliyaların dünya işlerini manevi olarak yönettiklerini kabul ederler. Buna tasarruf yetkisi denir.

Birçok tarikat bağlısı kendi şeyhlerinin tasarruf ehli olduğuna yani şeyhlerinin dünya işlerini idare ettiğine inanırlar. Dolayısıyla da o şeyhten dünya işleri için manen yardım isterler.

Hatta, şeyh öldükten sonra da “tasarrufa devam edin” derler. Bunu anlatırken de kılıç kınından yani kabından çıktıktan sonda daha iyi keser. Şeyhin de ruhu bedeninden ayrılınca daha keskin hale gelir, yani dünya işlerini yönetmekle daha güçlü olur diye inanırlar, Bu inanca göre şeyhlerin dirisinden de, ölüsünden de yardım isterler başı sıkışan şeyhten yardım ister.

Şirk hadisi uydurmuşlardır

Bazı tarikatlarda Allah’tan başka varlıklardan yardım istemeyi meşrulaştırmak üzere zararlı ve saçma bir hadis uydurmuşlardır. Hatta Allah’a şirk koşmayı tavsiye eden bu sözde hadisin anlamı şöyledir:

“Dünya işlerinde şaşırırsanız, başınız sıkışırsa, hemen kabir ehlinden yardım isteyin”

Buna göre dünya işlerinde başı sıkışan kimseler, hemen kabir ehlinden yani ölülerden yardım istememeli istemeliymiş. Hemen ifade edelim ki bu bir saçmalık ve de şirktir.

Nasıl yardım isterler?

Diri veya ölmüş şeyhten nasıl yardım istendiğini merak etmiş olacaktır sayın okuyucularım. Özetle açıklayalım.

Kitaplarda “İstimdat” başlığı ile açıklanan bu ölü ve canlı şeyhten yardım isteme konusunu biz, yakinen tanıdığımız bir tarikatın uygulamalarından anlatalım.

Şeyh efendi hayatta iken, ona rabıta yaparlardı. Mürit yani şeyhin bağlısı gözünü yumar, gözünün önüne şeyhi getirir, ondan kendisine feyz ve nur geldiğini düşünür, ondan derdine çare ister kalben ve şeyhin kalbinden kendisine nur ve yardım geldiğine inanır. Şeyh öldükten sonra da aynı işlem devam ediyor. Çünkü bu şeyhin çok büyük bir kutup olduğuna, öldükten sonra da tasarrufunun devam ettiğine yani dünya işlerini idare ettiğine inanıyorlar.

Şeyhin mezarı başına gelip yakınına koydukları muzluktan abdest aldıktan sonra, ayakta durarak, şeyhe rabıta yapıyor, ölü ile bağlantıya geçiyor ve ondan feyz ve yardım alıyorlar. Öyle inanıyorlar.

Tarikat ve tasavvuf kitaplarında evliyanın tasarrufu, “istimdat” ve “istina” gibi başlıklar altında bu konular sıkça anlatılır. Evliyanın kerameti de aslında onun tasarrufudur. Yani diri veya ölü bir evliyanın yapmış olduğu olağanüstü olaylara keramet denir. Tasarruf sahibi evliyalar keramet göstermişler, yani olağanüstü olaylar ve işler başararak dünyayı yönetirler diye inanırlar.

Neden batıl inanç!

Diri veya ölü şeyhten istimdat ve istiane eylemek yani yardım istemek neden batıl inançtır? Canlı veya ölü bir şeyhin tasarruf ehli olduğuna inanmak, yani o yaşayan veya ölen şeyhin gizliden dünyayı yönettiğine iman eylemek ve dolayısıyla ondan yardım talebinde bulunmak neden İslam’a aykırıdır?

Bu soruya kısaca 3 madde ile yanıt verelim?

Birincisi: Bu iddianın delili yoktur. İslam’da şeyhlerin ve evliyaların manevi olarak dünyayı idare ettiklerine, tasarruf sahibi olduklarına hiçbir İslam’i delil yoktur. Hadis diye ileri sürülen bu yoldaki sözler saçma ve uydurmadır. Dolayısıyla bu iddiaların tamamı batıldır, hurafedir.

İkincisi: Her namazda okuduğumuz Fatiha Suresi’nde “Allah’ım ancak sana kulluk ederiz, ancak senden yardım dileriz” diye dua ederiz. Allah’tan başkasından manevi yardım istemek, ona yakarmak şirktir İslam’da.

Üçüncüsü: Yardım istene diri veya ölü şeyh ilahlaştırılmış, Allah’a şirk koşulmuş oluyor.

Binlerce mürit şeyhe, gecenin yarısında rabıta yapıyor, ondan yardım istiyor. Demek o şeyhin kendilerini gördüğüne işittiğine ve de kendilerine yardım yapabileceğine inanıyordur. Yani şeyhin gaibi bildiğini, uzaktakini işittiğini ve onlara yardım yapabilecek güçte olduğunu kabul etmiş, ona inanmış oluyorlar. Bunlar ilahi sıfatlardır. O şeyhi ilahlaştırmadır, Allah’a şirk koşmadır.

Beyaz Hocanın'ın Tüm Kitapları



Satın almak için www.sancakyayinlari.com'u ziyaret ediniz!