Prof. Dr. Zekeriya Beyaz

"İslam ileri, Müslümanlar neden geri?"

Kabir Azabı


Kabir Azabı

İleriden beri nesilden nesile aktarılan yanlış inançlardan birisi de kabir suali ve kabir azabı meselesidir. Bizim de çocukluğumuzdan beri dinleye geldiğimiz kabir suali ve kabir azabı çok korkunçtur. Bu inanışı dinleyen herkesin içine bir korku, bir ürperti halinde yerleşir. Özellikle biraz yaşlı insanların kalbinde sürekli bir kabir azabı korkusu vardır.

Müslümanlar arasında nesilden nesile aktarılan yanlış inançlardan birisi de kabir suali ve kabir azabı meselesidir.

Sevgili okuyucularım, yüce dinimiz İslam’a yapılacak en büyük hizmetlerden bir tanesi de, din adına uydurulan zararlı inanç ve davranışları ortaya çıkarmak ve o konuda halkımızı uyarmaktır.

Bunu zaman zaman yapmaya çalışıyoruz. Bu yazımızda da zararlı ve asılsız bir inançtan söz etmek istiyoru: Kabir suali ve kabir azabı..

Kabirde sual ve azap

İleriden beri nesilden nesile aktarılan yanlış inançlardan birisi de kabir suali ve kabir azabı meselesidir. Bizim de çocukluğumuzdan beri dinleye geldiğimiz kabir suali ve kabir azabı çok korkunçtur. Ölü mezara konulduğu zaman münkir ve nekir adında iki melek gelirmiş, karayüzlü, bir dudağı gökte, bir dudağı yerde, ellerinde demir topuzlu sopa olanbu iki sözde melek, ölüyü sorguya çekermiş. “Rabbın kim? Nebin kim?” diye sorular sorarmış. Bilemezse, ellerindeki topuzlu sopa ile ölüye vurmaya başlarmış. Böylece ölüyü sürekli döverlermiş.

Diğer bazı anlatımlara göre de, kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur. Buna göre, insanların bir bölümü kabire konulmakla cehenneme atılmış olmaktadırlar.

Kısacası kabir suali ve kabir azabi dinleyen herkesin içine bir korku, bir ürperti halinde yerleşir. Özellikle biraz yaşlı insanların kalbinde sürekli bir kabir azabı korkusu vardır.

Kur’an’da yok

Önce hemen ifade edelim ki, kabir suali ve kabir azabı ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de hiçbir beyan yoktur. Burası çok önemlidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de yüzlerce ayette cehennem ve cehennem azabı anlatılmaktadır. Ama bunların içinde bir tek ayette bile kabir azabını açıklayan ifade yoktur. Elbette her şeyi Kur’an’da aramak doğru olmaz ama, biz Kur’an’da trafik kurallarını aramıyoruz. Biz, zaten yüzlerce ayette azaptan ve cehennemden bahsedildiğini, fakat bunların içinde kabir azabının bulunmadığını söylüyoruz. Öyle ya madem yüzlerce ayette azaptan ve cehennemden söz ediliyor, bunların içinde bir tane de olsun kabir azabından bahsedilirdi. Yok öyle bir beyan… O halde, “Kur’an’da kabir azabı yoktur” dediğimiz zaman bunun anlamı çok önemlidir. Demek ki, kabir azabı diye bir şey yoktur İslam’da…

Uyduruk hadisler de var

Kabir azabı Peygamberimizin göçünden yüzlerce yıl sonra ortaya çıkan uyduruk hadisler de vardır. O hadisler tamamen tek kişi haberidir ve hiçbir suretle hüküm ifade etmezler. Dini açıdan, ilmi açıdan o hadislerin hiçbir değeri yoktur.

Kabir azabı ve kabir suali ile ilgili akaid kitaplarınada da birtakım beyanlar koymuşlardı. Bunların da hiçbir dayanağı mevcut değildir. Kelamcıların birçok doğrularının yanında birtakım yanlışları da vardır. Kabir suali ve azabı ile ilgili görüşleri de o yanlışlardan birisidir.

Kar’an-a aykırı

Kabir suali ve kabir azabı ile ilgili inanç, Kur’an-ı Kerim’e aykırıdır. Sadece Kur’anda bulunmadığından dolayı değil, genel olarak Kur’anı Kerim’in ruhuna aykırıdır. Bu hususu birçok yönden açıklamak mümkündür.

İki melek gelip kabirdeki ölüye sual soracakmış. Peki ölü bir şey işitir mi? Kur’anı Kerim’deki ayet, ölülerin bir şey işitmeyeceklerini  söylüyor.

“Kuşkusuz sen ölülere bir şey işittiremezsin…” Neml Suresi: 80

Biz de biliyoruz ki Kur’anı Kerim’de beyan ediyor ki, ölüler bir şey duymazlar. Öyle ise o sözde karayüzlü melek ne diye gelip de ölüye sorular soracakmış? Yüce Allah öyle boşu boşuna melekleri gönderip bir şey işitmeyen ölüye sorular sorduracak, duyup cevap veremedikleri için de ölüyü demir sopalarla dövdürüp azap ettirecekmiş.

Böyle bir saçmalığı Allah’a maletmek ne kadar çirkindir. Allah’ın irade ve hikmetine uyar mı bu?

Dirilme kıyametten sonra

Ölülerin dirilmesine ait Kur’an-ı Kerim’de çok sayıda ayet-i kerime vardır. Bu ayetlerin hemen tamamı ölülerin kıyametten sonra diriltileceğini açıklamaktadır. Hiçbir ayet de ölülerin kabirde dirileceğini beyan etmemektedir.

Evet, altını çizerek tekrar edelim, ölülerin diriltilmesi kıyametten sonradır. Bu konuyu, önümüzdeki günlede genişçe açıklayacağız. Dolayısıyla ölü kabirde işitmez, duymaz ve dolayısıyla ona herhangi bir soru da sorulmaz ve ölüye herhangi bir azap ve ceza da uygulanmaz.

Azap hesaptan sonra

Müşriklerin, kafirlerin ve diğer zalimlerin azaba uğrayacağını Kur’an-ı Kerim yüzlerce ayetinde beyan etmektedir. Ancak bütün bunlar kıyametten ve insanlar hesaba çekildikten sonradır. Ayetler böyle açıklıyor. Hiçbir ayette, kıyametten ve hesaba çekilmeden önce insanların cehenneme atılacağına dair hiçbir beyan yok. Dolayısıyla kabir azabı da yoktur. Kabirin bir cehennem çukuru olduğu da yanlış ve yalandır.

Yüce Allah’ın hesaba çekmeden, mahkeme-i kubrada yargılamadan ceza vermesi ilahi adalete aykırı olur. Yargısız infaz olur. İlahi adalet sistemi öyle değildir. Kur’ana aykırı düşer. Sonuç olarak İslam’da kabir suali ve kabir azabı yoktur. Sual de azap da kıyametten sonradır. Kur’an-ın beyanları söyledir.

Sevgi dini olan İslam’ı hep korku dini haline getirmişlerdir. Bu, dine de dindara da zarar vermiştir. Dinimiz sevgi, şevkat ve özendirme ile anlatılmalıdır. Yalanla korkutma ve hurafe ile din anlatmak öncelikle dine zarar verir.

Beyaz Hocanın'ın Tüm Kitapları



Satın almak için www.sancakyayinlari.com'u ziyaret ediniz!