Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 1 konuk çevrimiçi
İstanbul Kameraları


Mutlu ve huzurlu bir TÜRKİYE özlemi çeken herkesi sosyal ağ sitesi olan Facebook'ta oluşturduğumuz "MUTLU TÜRKİYE HAREKETİ" grubumuza katılmaya, görüş ve düşüncelerini bizimle,bizim vasıtamız ile de daha geniş kitlelerle paylaşmaya davet ediyoruz.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 26 Aralık 2009 13:51 )

Devamını oku...

 

 

Her sene sonuna geldiğimizde; basın-yayın organlarında ve dolayısıyla da halkımız arasında bir yılbaşı tartışması başlar.

Bir kesim; yılbaşı kutlamalarının günah olduğunu, bunun bir Hristiyanlık adeti olduğunu söyler. Diğer bir kesim ise yılbaşı kutlamalarının Hristiyanlıkla bir ilgisinin bulunmadığını ve günah olmadığını dile getirir. Haklı olarak vatandaşlarımız da yılbaşı ve kutlamaları ile ilgili doğru-yanlış birçok görüşe muhatap olmuş olur. Dolayısıyla da şüphe ve tereddüt içinde kalır.

Bizim 1-2 yazımızla bütün yanlışların düzeleceğini beklemek, elbette ki mümkün değildir. Buna rağmen biz, konuyu gerçek yönleri ile açıklamak zorundayız.

Son Güncelleme ( Salı, 15 Aralık 2009 06:29 )

Devamını oku...

 

Cumhuriyet yönetiminin düşünce ve uygulamada, özellik ve güzelliklerinden 3 tanesini daha açıklamak istiyorum:

 İslam’a dönüş

 Öncelikle hemen ifade edelim ki; Türkiye’de cumhuriyet idaresi, yeniden İslam’a dönüşün bir numaralı uygulamasıdır. Halbuki birtakım çevreler cumhuriyetin kuruluşunu İslam’dan uzaklaşma olarak görür ve göstermeye çalışırlar. Biraz yakından bakıldığı zaman gerçeği ters yüz eden o kimseler ya eski saltanat döneminin nimetlerinden yararlanan ve cumhuriyette mevki ve menfaatlerini yitiren kimselerdir veya İslam’ı doğru anlamayan kişilerdir. Veyahut da başta Atatürk olmak üzere, cumhuriyetin öncülerine her ne pahasına olursa olsun, düşman olan kimselerdir. Bu gibilere gerçekleri anlatmak maalesef oldukça zordur.

Son Güncelleme ( Salı, 15 Aralık 2009 06:32 )

Devamını oku...

 

 

 

Evrensel dinler de dahil, bütün dinler kabul edildiği her ülkede belli ölçüde ulusal nitelik kazanırlar. Çünkü dinlerin bir tarafında kutsal kabul edilen mesajlar var. Bir tarafında onları kabul eden ve yorumlayarak inana ve yaşatan ulusal toplumlar vardrı. Her toplum kutsal kabul ettiği mesajı kendi akıl, kültür, zaman ve yarar şartlarına göre algılar ve yorumlar, böylece ulusal kültür ve değerler ile din arasında bir kaynaşma ve bütünleşme meydana gelir.

Sonuçta, din ile içinde yaşadığı toplumun ulusal kültürü, gelenekleri, sosyal yaşantısı ve değerler sistemi arasında bir uzlaşma, kaynaşma ve bütünleme oluşur. Böylece toplum nasıl dini ve dini değerleri benimser ve korur ise, din de toplumun örf ve adetlerini, sosyal kabullerini, ulusal kültürünü hoşgörü ile karşılar, onları benimser ve korur...

Bu gerçeği büyük di ve mezheplerin resmi adlarından bile anlamak mümkündür. Böylece din ve mezheplerin adı ile onu benimseyen toplumun ulusal adı birleşmiş durumdadır.,

Örneğin, Latin Katolik Kilisesi, Rum Ortodoks Kilisesi, Ermeni Gregoryen Kilisesi, Alman Protestan Kilisesi, İngiliz Angilikan Kilisesi, Hinduzim, tamamun ulusal din olan Yahudilik gibi...

Son Güncelleme ( Salı, 15 Aralık 2009 06:30 )

Devamını oku...

 

 

 

Kurban Bayramı nedeniyle kurban ile ilgili gelen sorulara ortak bir cevap vermek yerinde olacaktır.

 

Kurban vacip ve sünnet

 

Öncelikle açıklayalım ki, kurban kesmek farz değildir. Kevser suresinde ikinci ayette ‘Kurban kes’ anlamına gelen venhar ifadesi var. Bu ifade Hz. Peygamber’e yöneltilmiş bir emirdir. Dolayısıyla Hz. Peygamber için kurban kesmek farzdı. Farz demek, yüce Allah’ın Kur’an’da açık olarak emrettiği fiillerdir. Bütün Müslümünlar’a kurban kesin diye bir emir yoktur Kur’an’da...

Hz. Peygamber’in uygulamaları Müslümanlar için sünnet, yani Peygamber adeti olup, yapılırsa sevap olur, yapılmazsa günah olmaz. Dolayısıyla kurban kesmek sünnettir. 3 mezhep de böyledir. Bu mezhepler, Şafii, Maliki ve Hanbeli Mezhepleri’dir. Hanefi mezhebinde ise kurban kesmek, vaciptir. Peygamber’e emredilen bir iş, inananlara da emredilmiş gibi olur. Ancak açık bir hüküm de yoktur. Dolayısıyla sünnetten kuvvetli ama farzdan zayıf bir ara hüküm olur demişlerdir. Buna göre kurban kesmeye gücü yeten kimselerin kurban kesmesi vacip olur, yani gerekir demektir. Kesmez ise; mekruh olur, yani hoş olmayan bir davranış olur.

Son Güncelleme ( Salı, 15 Aralık 2009 06:29 )

Devamını oku...

 
Anketler
Yabancılara Toprak Satışını Onaylıyormusunuz?
 
IP Adresiniz
www.zekeriyabeyaz.com.tr 38.107.191.116
Hava Durumu
ISTANBUL